Ana sayfa Genel Emlak İşinde İtibar

Emlak İşinde İtibar

2848
0
PAYLAŞ
itibar
itibar

Ne ağır bir içeriği ve anlamı olan kelimedir itibar. İnsanlar ömürlerini itibar sahibi olmak için harcarlar. İtibarı sarsılmasın diye ne özveride bulunurlar. İlmek ilmek işlerler hayatlarını. Adlarının önüne itibarlı insan kelimesi geldi mi işte o zaman hayatı doğru yaşamış olurlar. İtibarlı bir hayat sürmek her şeyden kıymetlidir. Yerini ne tutabilir ki. İtibar için bu kadar emek sarf ederken bir an da öyle bir meslek seçer ki meslek yapısı itibari ile itibarsızdır. Neymiş bu kadar itibarsız olan meslek EMLAKÇILIK.

Eyvah emlak işi ile uğraşacak. Hiç yakışıyor mu? Onca yıl itibarın için yaşadın şimdi emlakçı mı oldun? Madem emlakçı olacaktın neden bu kadar emek sarf ettin? Alt tarafı bir emlakçısın işte… Komisyoncu… Neredeyse dolandırıcılarla eş değer. Seçe seçe bu mesleği mi seçtin? Toplumda itibarın kaldı mı şimdi? Nasıl diyeceğiz etrafa emlak işi ile uğraştığını? İşi yapmaya başlayan kişi sonu gelmez sorularla karşı karşıya kalır ve bu sorular kafada döner durur. Böyle zor sorularla karşı karşıya kalınınca ne olur? nasıl doğru bir şekilde bu meslek icra edilir? İşte tüm mesele burada…

Hemen olayı emlak işinden çıkarırsak ve işi yapan kişinin ağzından dinlersek; “Biz aslında o piyasadaki emlakçılar gibi değiliz. Biz emlak işini namusumuzla ve dürüstlükle yapıyoruz” diye açıklamalar yapılmaya başlanır. İş daha itibarlı hale getirilmeye çalışılır. Peki bu tarz açıklamalar yapınca iş itibarlı mı oluyor pek olmuyor. Yakıştırılamayan meslekten para kazanılıyor. Hadi diyelim işini farklı tanımladın işin sonunda komisyon alınıyor mu? Alınıyor.  O zaman bu kadar açıklama yapmaya işi yeniden yeniden adlandırmaya ne gerek var. Emlakçısın işte 🙂 diyesi geliyor insanın. Ha bir de emlak itibarsız meslek, gayrimenkul deyince sanki daha itibarlı oluyor gibi de bir algı var. Emlakçı demeyelim de gayrimenkul uzmanı diyelim :).

Neden bu konuya kafayı taktım. 11 yıldır bir emlak/gayrimenkul/inşaat sektöründe çalışıyorum ve yukarda anlatmaya çalıştığım durumlar ile karşı karşıya kalıyorum. Ben neden bu sektörde çalıştığım için kendimi hiç itibarsız görmüyorum ya da rahatsızlık duymuyorum. İnsan kendini nasıl hissetmek istiyorsa öyledir aslında. Sadece yaptığın bir meslek ya da iş seni itibarsızlaştırmaz öyle bir algısı olsa dahi. İnsanın yaşanmışlıkları, tecrübeleri, niyeti ve işin etik kuralları devreye girdi mi iş zaten bir anda başkalaşır. Belki de bu kadar nitelikli insanın bulunduğu bu sektörde insanlar göğüslerini gere gere ben dibine kadar emlak işinin içindeyim deselerdi şimdiye kadar sektörün algısı değişmiş de olmaz mıydı? Bence olurdu. Hatta işi layığıyla yapmayanlar elenir giderdi.

Toplum olarak hep bir kendimizi farklı yerlere koyma durumumuz var. Buna en iyi örnek de Linkedin. Orada yaptığı işi yazanlar zannedersin çok değişik görevleri icra ediyor. Peki gerçekten öyle mi? Hayır. Sadece süslü püslü iş tanımları ile iş daha bir afilli gösteriliyor. İçerik aynı, satış danışmanıysan satış danışmanlığı yapıyorsun. Süsleyince yaptığın iş değişmiyor :).

itibar

İtibar yönetimi işi markaların en önem verdiği konu. Büyük büyük markalar sadece itibar yönetimi için inanılmaz paralar harcıyor. Warren Buffett itibarın ne kadar önemli olduğunu şu sözleri sarfediyor: “ itibar kazanmak 20 yıl sürer, onu mahvetmek ise 5 dakika. Eğer bunu iyice düşünürseniz, her konuda daha farklı davranmaya başlarsınız.” İşin özü işte burada, davranışlarda…

Hepimiz aynı sektöre hizmet veriyoruz. Sektörün en önemli eksikliklerinden biri etik değerlerinin tam olarak yerleşmemesi ve insanların işine geldiği gibi var olan değerleri yorumlaması. Emlak sektöründe diğer hiçbir sektörde olmayan para var. Toplum olarak zaten paraya bakış açımız ortada, para da itibarsız. Para ile bu kadar örtüşen bir sektörün itibarlı olması ne mümkün. Elbette sektörde işi oldukça kötü yapan insanlar da var, bir o kadar düzgün yapanlarda. Ancak hiçbir sektörde bu kadar kurunun yanında yaş da yanmıyor.

Peki bu durumu nasıl değiştiririz? Aslında bu konuyu gündeme alıp yorumlarınızı da bekliyorum. Öneriler olarak yeni bir yazı çıkar. Biz de sektör için bir manifesto yayınlarız. Neden olmasın…

Belgin Benek

PAYLAŞ
Önceki makaleBoşluk…
Sonraki makaleDüş kurmak…
2001 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesini bitirdi. 2005-2009 arasında Realty World Türkiye’de Kurumsal İletişim ve Franchise Direktörüğü görevini yürüttü. 2010 yılında iş ve sektörel deneyimini Hilmi Işıkören ile birlikte kurdukları Işıkören Danışmanlık’a taşıyan Belgin Benek, Modakent Çekmeköy projesinde Hilmi Işıkören ile birlikte geliştirdikleri iş modeli ile 4 ay gibi kısa bir sürede satışların %80’ini tamamlayarak önemli bir başarı elde etti. 2012 yılında www.isikoren.com üzerinden gerçekleştirilen faaliyetleri Hilmi Işıkören ile birlikte yürüttü. Işıkören Online ‘Canlı’ Seminer Platformu üzerinden seminerlerin hazırlanması ve geliştirilmesinde etkin rol oyandı. Belgin Benek, Işıkören Danışmanlık şirketinin ana konusu olan sektör ayrımı yapmaksızın şirket, kurum ve hatta bireylerin ‘farklılaştırarak öne çıkarma’ iddiasıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın