Ana sayfa 10 Numara Kitap Korku / Fear

Korku / Fear

2132
0
korku
korku

Bu haftaki kitap önerim Osho’nun Korku adlı kitabı. Gündemle çok alakalı olduğu için önermekte fayda olduğunu düşümdüm. Çok severek okuduğum bir kitap. Ayrıca şiddetle de okumanızı öneririm. Kitabın girişindeki bir Zen hikayesi ile konuya başlamak istiyorum.

Gece yürüyen adamın ayağı kayar ve adam taşlı bir yolda düşer. Metrelerce aşağı düşmekten korkar; çünkü yolun kenarının çok derin bir vadiye uzandığını biliyordur. O da kenarda sarkan bir dala tutunur.

Gecenin karanlığında, altında görebildiği tek şey, dipsiz bir uçurumdur. Bağırır ve tek duyduğu kendi sesinin yankısı olur. Onu duyacak kimse yoktur etrafta. Bu adamı ve bütün bir gece yaşadığı işkenceyi hayal edebilirsin. Ölüm sürekli altında bekler, elleri üşür, hakimiyetini kaybeder… Ama tutunmayı başarır ve güneş çıktığında, aşağı bakar…

Ve güler! Uçurum falan yoktur. Sadece on beş santim aşağıda kayalık bir düzlük vardır. Tüm gece dinlenebilir, rahatça uyuyabilirdi. Ama bunun yerine, bütün gecesini kabus gibi geçirdi. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak sana şunu söyleyeyim: Korku on beş santimden daha derin değildir. Şimdiister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış. Korkulacak hiç bir şey yok!

Kitabı ilk elime aldığımda yukarıdaki hikaye ile karşılaştım ve çok etkilendim. Korku sadece ve sadece 15 cm. Aslında ne çok şeyden korkar olduk. Korkarak bir hayatı yaşar olduk. Böyle korku dolu hayat yaşanır mı? Yaşanmaz elbet. Nereye kadar korkarak, kaçarak yaşar insan? Bu başka şekilde çıkar bizden. Korku insana neler yaptırmaz ki? Hepimiz biliyoruz aslında yazmaya gerek yok. Korkunun en temelinde kendini koruma güdüsü var. Kendini korumak için insan herşeyi göze alabilir.

Korku

Aslında korkuları ikiye ayırır psikoloji. Engin Geçtan son röportajında gerçek korku ile üretilmiş korkudan bahsetti. Tehlikeli durumlar karşısında yaşanan gerçek korku, bir savunma mekanizmasıdır, hayatta kalmamızı sağlar. Üretilmiş ve varsayımsal korku ise çoğu zaman yaşam sorumluluğundan kaçınma eğiliminden kaynaklanır. Bu açıklama aslında o kadar netki. Korkularımızın çoğu kurgudan ibaret. Yanımızdaki kişilerin endişelerini ve korkularını kendi korkularımızmış gibi içselleştiriyor ve gerçek sanıyoruz. Sonra ne oluyor da korkuyoruz? Oysa o korku bana ait değil, tam tersine başkasının ürettiği bir korku. Böylece başkasının korkusunu satın alıyor ve artık harika bir korkuya sahip oluyorum.

İşte son zamanlarda toplumsal olarak tam da bunu yaşıyoruz. Yanımızda, medyada, siyasette bize düşüncelerini iyi satan insanların korkularını satın alıyoruz…

O zaman biz de cesareti insanlara satabiliriz. Korku bu kadar kolay satın alınabiliyorsa cesarette pekala alınabilir :). İhtiyacımız olan bir tek şey var. O da sadece biraz cesaret…

Sevgiler,

Belgin Benek

 

Önceki makaleKorkma!
Sonraki makaleOysa yaşamak…
2001 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesini bitirdi. 2005-2009 arasında Realty World Türkiye’de Kurumsal İletişim ve Franchise Direktörüğü görevini yürüttü. 2010 yılında iş ve sektörel deneyimini Hilmi Işıkören ile birlikte kurdukları Işıkören Danışmanlık’a taşıyan Belgin Benek, Modakent Çekmeköy projesinde Hilmi Işıkören ile birlikte geliştirdikleri iş modeli ile 4 ay gibi kısa bir sürede satışların %80’ini tamamlayarak önemli bir başarı elde etti. 2012 yılında www.isikoren.com üzerinden gerçekleştirilen faaliyetleri Hilmi Işıkören ile birlikte yürüttü. Işıkören Online ‘Canlı’ Seminer Platformu üzerinden seminerlerin hazırlanması ve geliştirilmesinde etkin rol oyandı. Belgin Benek, Işıkören Danışmanlık şirketinin ana konusu olan sektör ayrımı yapmaksızın şirket, kurum ve hatta bireylerin ‘farklılaştırarak öne çıkarma’ iddiasıyla çalışmalarına devam etmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here