Ana sayfa 10 Numara Kitap Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?

Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?

2371
0
Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?
Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?

Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?

Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?… Bugünlerde Debbie Ford’un çok satan kitabı ‘Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar?’ı okumaya başladım. Niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar? Çok önemli bir soru bu… Kitap bu soruya cevap vermek için yazılmış… Zaman zaman kendimiz, zaman zaman çevremizdekilerin davranışları için bu soruya zihnimizde cevap bulmaya çalışıyoruz. Nedenini bulamıyoruz çoğumuz ve şaşırıyoruz… Öfke, kızgınlık gibi tepki veriyoruz, hayal kırıklığı yaşıyoruz.

Kitapta bu sorunun cevabı aranırken Robert Louise Stevenson’un özle bağlantının kesilmesini tüyler ürpertici bir öyküyle anlatan Dr. Jekyll ve Mr. Hyde adlı ölümsüz 1886 yılında yayımlanan eseri kitabın başlarında irdeleniyor. İngiltere’de Victoria Devri’nde geçen bir korku romanı olarak yazılmasına rağmen ahlaklılık ile günahkarlık, iyilik ile kötülük arasındaki savaştan daha çok şey anlatan bu öykü bugüne dek 123 kez filme alınmış. Ülkemizde ilk defa ‘İki Yüzlü Adam’ adıyla yayımlanan bu roman daha derin incelendiğinde duyguları baskı altında tutmanın neden olduğu yıkımın simgeleştirilmiş acı hali çarpıcı şekilde gözler önüne serilmektedir. Dr. Jekyll bildiğiniz gibi saygın bir doktor ve bir beyefendidir, iyilik ve doğruluğun somut bir örneğidir. Fakat o da insanlığın her türlü dürtüsüne, ihtiyacına ve yeteneklerine sahip bir adam olduğu için gizlice kendi ikiliğinin ağır yükünden kurtulmayı araştırmaktadır. Kendi kendisine uyguladığı tam bir kontrol, kesin bir psikolojik kısıtlama altında yaşadığından Dr. Jekyll karanlık tarafını, yasaklamalarını yok eden gizli yönlerini ikinci kişiliği olan iğrenç Mr. Hyde ile ifade edebilmesini sağlayan büyülü bir içki içerek inceleyebilmektedir.

Karanlık tarafını tanımak, kabul etmek ve onunla yüzleşmek cesaretini bulamayan Dr. Jekyll madde bağımlığının pençesine düşerek içindeki kendi canavarına yani reddedip terk ettiği kendi kişiliğine özgü açgözlü, doymak bilmez arzularının ve ihtiyaçlarının kurbanı olur. Kendini engellemeyi başaramayınca zayıf yaşlı adamlar ve masum küçük kızlar gibi güçsüzleri avlamaya başlar. Bir zamanlar nazik ve zeki olan bu adam, toplumdaki yüksek pozisyonunu kaybetmekten çok korktuğu ve insanlığından utandığı için bilinç dışına iterek baskı altında tuttuğu kendi yaradılışının ağına düşmüştür. İnsanca ihtiyaçlarını bilinçli olarak fark edemediğinden ya da etmek istemediğinden ve böylece kendini kabullenme, boyun eğme, vicdan azabı ya da pişmanlık duyma fırsatı olmadığından Dr. Jekyll içindeki bağdaştırılamaz zannettiği bölünmeye hiçbir çare, hiçbir çözüm yolu bulamaz. Sonunda , bu durumdan kurtulamayacağını anlayınca hem kendini hem de Mr. Hyde’ı özgür bırakmak için ölümü seçer.

Öyküyü tekrar anımsamak için kitapta yazdığı gibi yukarıda yazmak istedim. Öyküdeki Dr. Jekyll ve Mr. Hyde karakterleri kitapta da açıklandığı gibi içimizdeki birbirine iki zıt gücün ezeli savaşını simgeler. Birincisi bizi geliştiren, yücelten doğumdan gelen güçlerimizi insanların yararına başkalarıyla paylaşmamızı telkin eden, ikincisi ise bizi alıkoyan, en kötü düşüncelerimizi, en ilkel, en bencil dürtülerimizi besleyen efendilerdir.

Kitabın 33. sayfasının sonunda bir soru soruluyor; Acaba hangisi galip gelecek dersiniz?

“Dr. Jekyll ve Mr. Hyde hayatımıza hükmetmek için vardır. Her ikisi de hem varlıklarını sürdürebilmek hem de diğeri ile uzlaşabilmek için mücadele eder durur. Bu mücadelede her iki efendiye de hizmet ederiz. Her birimiz bu iki güçle bir bütünüz ancak bütünü oluşturan payın oranı kişiden kişiye değişir.”

Hilmi Işıkören

 

Önceki makaleVakitsiz kalmak
Sonraki makaleBaşarının simgesi
1988 yılında Marmara Üniversitesinden mezun olduktan sonra franchising sistemini öğrenmek amacıyla Amerika’ya giden Hilmi Işıkören, döndüğünde gıda sektöründe bir dünya markasının Türkiye merkezinde franchise direktörü olarak profesyonel iş yaşantısına başladı. Türkiye’nin ilk teknoloji marketinin markalaşma ve yaygınlaşma çalışmalarının içinde yer alarak markayı 3 yıl içerisinde 100 mağazayla ülkenin en yaygın zinciri haline getirdi. 1997 yılında emlak sektörüne RE/MAX Türkiye’nin Franchise Direktörü olarak girdi. 2001-2005 yılları arasında Century 21 Türkiye’nin ve 2005-2010 yılları arasında ise Realty World Türkiye’nin Genel Müdürlüklerini (2005 – 2007 arası Kurucu Ortak, 2007 – 2010 arası Genel Müdür) yapan Hilmi Işıkören, 2010 Kasım ayında kendi danışmanlık şirketini kurumsal iletişim ve pazarlama konusunda uzman Belgin Benek ile beraber kurdu. Işıkören Danışmanlık, sektör ayırımı yapmaksızın şirketlere, kurumlara hatta bireylere markalaşma, stratejik iletişim, pazarlama satış danışmanlığı hizmeti vermektedir. 2013 yılı itibarıyla çeşitli sektörlerden şirket, kurum ve kuruluşlar için başarı üzerine motivasyon seminerleri düzenlemekte, sektör ayrımı yapmaksızın işinde başarılı olmak isteyen şirketleri, kurumları ve hatta bireyleri farklılaştırarak öne çıkarmak amacıyla danışmanlık, eğitim ve seminerler vermektir. www.hurriyetemlak.com ve www.emlakgundemi.com.tr 'de köşe yazarlığı yapan Hilmi Işıkören’in yazıları zaman zaman Hürriyet Yazar Kafe’de de yayınlanmakta, iş ve hayata dair ilham veren fikir ve tavsiyelerini paylaştığı www.10numaramotivasyon.com sayfası bugün yüz otuza yakın ülkede binlerce kişi tarafından takip edilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here