Ana sayfa 10 Numara Film Yaşamın Kıyısında /Manchester by the sea

Yaşamın Kıyısında /Manchester by the sea

1058
0
PAYLAŞ

Yaşamın Kıyısında / Manchester by the sea 

Bu aralar yazamadım. Yazıdan da uzak kaldım içimden gelmedi yazmak. İçime sinmeyen şeyi paylaşmak istemedim. Sinemaya gitmedim mi? Gittim. Yine bir sürü film izledim. Ancak yazamadım. Kelimelerim tükendi sandım. Yazamayacağım artık herhalde dedim. Çok da zorlamadım. Öylesine bıraktım. Aslında biliyorumki bana yazmak çok iyi geliyor. Kendime küstüm de, yazıya niye küstüm. İşte insan küstü mü herşeye topyekün küsüyor garip. Her neyse bu kadar benden yeter. Gelelim bu haftaki film önerime belki özlemişsinizdir :). Biliyorsunuz bir bir Oscara aday filmler gösterime girmeye başladı. Onlardan biri Yaşamın Kıyısında / Manchester by the sea. Başrolde Casey Affleck oynuyor. Bu rolle aynı zamanda en iyi erkek oyuncu oscarına aday. Filmin yönetmeni Kenneth Lonergan. Daha önce hiç filmini izlemedim. Bu ilk oldu diyebilirim. Ancak bundan sonra takip edeceğim yönetmenler arasında alıyor yerini. Sinema dilini çok sevdim. Oldukça yalın. Zaten oldum bittim bu tarz filmleri severim.

Film izleriz sonrada deriz ki bu anca filmlerde olur ya da film işte der dudak bükeriz. İşte bu öyle filmlerden değil. Film işte diyemezsin bunu izleyince. Öyle yaşamın içinden. Hayattan bir kesit. O kadar yalın. Ali’nin de başına gelir, Ahmet’inde. İçine işler. O kadar da olmaz diyemezsin. Olayın kurgusuna, akışa, senaryoya, oyuncuklara, karakter analizlerine bayıldım. Aksiyon arayanlardansanız bu film size göre değil. Ancak yaşamın hikayesini izlemek isterseniz tam size göre.

Suçluluk duygusunun insanı ne hale getirdiği, hayattan nasılda vazgeçirdiğini izliyorsunuz tüm çıplaklığıyla. Yaşadığın çok kötü bir olaydan sonra hayatın sana başka bir olayla nasıl da sorumluluk yüklediğini izliyorsunuz aynı zamanda.

Ölümün insanı nasıl etkilediğini, her zaman kadının değil erkeğinde ne kadar mağdur kalabildiğini anlıyorsunuz filmi izlerken. Daha fazla detay vermeyeyim. Sadece izlemenizi öneririm.

Yaşamın Kıyısında…

Kısaca özet geçecek olursam Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan bir adam. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı şehirden bir gün bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmış ve durumu ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur. Hastanede alacağı haberle de birlikte hayatı değişir.

Sevgilerimle,

Belgin Benek

 

 

PAYLAŞ
Önceki makaleÖnemli mi değerli mi?
Sonraki makaleMarkanızı nasıl konumlandırıyorsunuz?

2001 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesini bitirdi. 2005-2009 arasında Realty World Türkiye’de Kurumsal İletişim ve Franchise Direktörüğü görevini yürüttü.

2010 yılında iş ve sektörel deneyimini Hilmi Işıkören ile birlikte kurdukları Işıkören Danışmanlık’a taşıyan Belgin Benek, Modakent Çekmeköy projesinde Hilmi Işıkören ile birlikte geliştirdikleri iş modeli ile 4 ay gibi kısa bir sürede satışların %80’ini tamamlayarak önemli bir başarı elde etti.

2012 yılında www.isikoren.com üzerinden gerçekleştirilen faaliyetleri Hilmi Işıkören ile birlikte yürüttü. Işıkören Online ‘Canlı’ Seminer Platformu üzerinden seminerlerin hazırlanması ve geliştirilmesinde etkin rol oyandı. Belgin Benek, Işıkören Danışmanlık şirketinin ana konusu olan sektör ayrımı yapmaksızın şirket, kurum ve hatta bireylerin ‘farklılaştırarak öne çıkarma’ iddiasıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın